Examples of using Botunu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Jack uğrayıp botunu geri verdi mi?
Müşterinin botunu, taşraya… demirlediğinden bana söz edebilirdin.
Botunu unut.
Botunu tamir etmeye.
Öyleyse onun botunu alırım.
Orakların yanında durup botunu bağladığını hatırlıyorum.
Körfez kıyısında Varganda bir ziyaretçi devriye botunu gördü, kocasının balıkçı teknesiyle ona çarptı
Yarın Trampin botunu alıp karaya gidip yardım bulacağız.- Hayır.
Bize zodyak botunu ver, biz de… insanları sahilden buraya taşımaya başlayalım.
Tabi, kaptan. o Nazi botunu direk havaya uçururum.
Manheim onun botunu 20 yıl önce ödünç almış ve sonra batırmış.
Eğer bu şey güneye gidecek olursa, Nazi botunu suyun dibine göndereceğim.
Eğer bu şey güneye gidecek olursa, Nazi botunu suyun dibine göndereceğim.
Diğer botunu uzat.
Ama sen botunu alacaksın.
Diğer botunu da çıkar.
Kendi botunu kendin bul.
Bize botunu ödünç veriyor.
Bana botunu var!
Polis botunu karaya oturtma.