Examples of using Boya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boya da yapabilirim.- Lambaları takabilirim.
Al bunu boya!
Aptal bir hanımefendi olmuş, dudaklarında boya, saçlarında bigudiler.
Yusuf, babam gibi, boya ve dekorasyon mu yapıyordu?
An8} Burnuna sprey boya sıktılar, ağzına da doldurdular.
Boya ya da lens olduğunu tesbit etmek için retinal test.
Eğer gerçekten Boya bağlı olsaydı bunlar aklından bile geçmezdi.
Boya da yapabilirim.- Lambaları takabilirim.
Yemek yapmak ve AIDS işi iyi ama'' Benimkini Boya''?
Tanrım, yağlı boya kokusuna bayılıyorum.
Ve tabi boya sorunu var.
Küçük garajın boya işi uzun sürecek.
Insan ziyafeti teklifim… Boya verebileceğimin en iyisini vermek.
Gözlerine mavi boya enjekte ederek onları Ari yapmaya çalıştı.
daha fazla kireç ve boya gerekecek.
Umarın diz üstü bilgisayarında bulunan parmak izleri boya malzemelerindekilere uyuyor.
Ama Breeye hamile kaldığımdan beri kendime boya almamıştım.
Sadece birkaç boya evi bu yağı kullanır.
Ofisimde boya yapılıyor.
Boya saçlı… boya sarı saçlı.