Examples of using Boyar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O tür şeylerin yanında dikkatli olması gerektiğini biliyor. Araba boyar.
Domain Boyar.
Ne tür bir geri zekâ mutfağı beyaza boyar?
O, tırnaklarını hep kırmızıya boyar.
Kim nehri yeşile boyar? Pislikler?
Kim nehri yeşile boyar? Pislikler.
Benim karım Sudha, sevgi renkleriyle bu sehpaları boyar.
Kim bir odayı pembeye boyar ki?
Tom saçını boyar, değil mi?
Salazar bir arabayı neden boyar ki?
Tom saçlarını boyar.
Kutuya bakmamaktansa hep saçlarını boyar.
Boyar şişman, karısıysa zor beğenen kötü kadın.
Boyar şişman, karısıysa zor beğenen kötü kadın.
Araba boyar. Hayır.
İnsanlar birbirini boyar, bu sevgi gösterisidir.
Boyar tertemiz yaparız, Biraz daha çekici olur.
Saçımı boyar, adımı.
Ne tür kadınlar yüzlerini boyar?
Doğru, iyi boyar.