Examples of using Brian in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bırak onu Brian.
Evet Henry?- Brian, yine ben.
İçeri girelim, çenene bir buz torbası koyalım. Hadi, Brian.
Sen iyi bir adamsın Brian.
İçeri girelim, çenene bir buz torbası koyalım. Hadi, Brian.
Komiser Dotzler, şüphelinin adı Brian Mills.
Brian, kendimizi kandırmaktan vazgeçelim?
Ama saçma davranışta Brian Broomers en başta.
Bence içten içe Brian gibi olmamı diliyor.
Ve Brian utanmış olcak
Tanrı aşkına Brian, Stockwellin gayler konusunda ne hissettiğini biliyorsun.
Brian, bu Justin Taylor. Yeni stajyerimiz.
Brian ve Michael Şov!
Sana söylüyorum Brian, sonunda beni delirtecek.
Ya bana yardım edersin Brian, ya da yemin ederim, onu sana bırakırım.
Brian, ne yaptın, ona ilaç mı verdin?
Bu filmde Brian ile Brianette modern toplumdaki iletişim kopukluğunu simgeliyorlar.
Epsom ve Brian McNultyye gidiyoruz.
Evet, Brian en iyisidir.
Brian, selam.