Examples of using Britten in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hey, Brit, Almanyada domuz sandviçi satıyorlar mı?
Evet, çünkü brit uçlusunuz ve tatlı, deri bir kayışın var.
Evet, çünkü brit uçlusunuz ve tatlı, deri bir kayışın var.
Şef, Britin parmak izi, tecavüzcüyle örtüşmüyor.
Brite meydan okuyup duruyor.
Yani, Brit ekip lideri
Britsi kazanman bir şeyi değiştirdi mi?
Birşey gördüm. Brit sendne duydun mu?
Sürekli Brite meydan okuyor.
Britin bunu panayırda kazanışını hatırlıyorum.
Franz Ferdinand, 2004te ve 2005te 2 Brit Ödülü, Ivor Novello Ödülünü kazanmaya devam etti.
Beni bekleyek misin, Britte?
Sanırım Davein neden gelmediğini biliyorum. Brit, ben.
Sahi mi? Frankie Brite.
Taub-Taub ya… diş perisi ya da Rainbow Brite.
Taub-Taub ya… diş perisi ya da Rainbow Brite.
Duydum ki Brit gelmiş.
Ve bir de Care Bear yastığı var. Fazladan Rainbow Brite battaniyeleri.
Hank. En azından Brit nerede onu biliyoruz.
Tamam sen de Rainbow Brite.