Examples of using Brownu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Galiba Browndaki arkadaşları onun beni aştığını düşündü.
Brownda sürtüklere yer yok.
Veya Murphy Browndaki Kramer gibi.
Bunu görmemi sağladı Brownda etrafını zeki insanlar saracak.
Lefty Browndur. Binbir güçlükle bildiriyorum ki… Senatör Johnsonun ölümünün sorumlusu.
Evet, Little Browndaki Arnold Kettermandan haber geldi.
Stres? Little Brownda işlerin nasıl döndüğünü gördünüz?
Evet, Little Browndaki Arnold Kettermandan haber geldi.
Charlie Brownda olsaydık o da Franklin olurdu.
Ghostta Charlie Browndaki mızmız tipe benziyor.- Tamamdır.
Ghostta Charlie Browndaki mızmız tipe benziyor.- Tamamdır.
Henry'' Kutu'' Browndan beri uzun yol katettik.
Gruptaki herkes James Browndan dolayı… kendine biraz daha inanıyor.
Pfizerda genel müdür yardımcısı. Browndaki oda arkadaşım Timmyyi hatırladınız mı?
Bana Murphy Brownluk taslamak istiyorsan, sana bir öğüt vereyim. Tamam.
Çok dışkı gördün herhalde Brownda Po Politika Gerçekten çok zordu.
Sanırım hırslı Zack Brownla daha önce tanışmamıştık.
Bay Brownda seyrü sefer kutusundan başka bir şey yoktu.
Brownda Ron Guidryin 20. maçını kazanışını izlemiştik?
Timothy Brownda silah yoktu.