BROWN in Turkish translation

[braʊn]
[braʊn]
kahverengi
brown
tan
esmer
brunette
brown
dark
dusky
black
swarthy
tan
tawny
boz
grizzly
break
brown
gray
puzzle
radagast
cinereoargenteus
kumral
brunette
brown hair
brown
auburn
dark hair
light hair
kahverengiye
brown
tan

Examples of using Brown in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And find Professor Brown for me please?- Oh Grace, would you try?
Grace, benim için Profesör Brownu bulur musun lütfen?
the stem turns brown and withers.
kök kahverengiye döner.
Neck-length hair, brown to light brown, dark tan.
Eşkâle göre 1.70-1.72 boylarında esmer tenli, kumral, hafif uzun saçlı.
He's light brown and he has a spot on him shaped like a heart.
Açık kahverengiydi ve üstünde kalp şeklinde tüyü vardı.
Most of the colour on Myrmecia tridentata is a light brown colour.
Abdomen( karın) üstten siyahımsı bulutsu maculaeli açık kahverengidir.
If it rains too much, the stem turns brown and withers.
Çok yağarsa sap kısmı kahverengiye döner ve solar.
She laughs a lot. Brown hair.
Çok güler. Kumral saçlı.
The vic had light brown hair, so we know it's not his.
Kurbanın saçı açık kahverengiydi. Yani onun olmadığını biliyoruz.
And then as they heal, they turn a yellowish brown.
Ardından iyileşirken, rengi sarımsı bir kahverengidir.
Do the purple ones have chocolate inside? I trusted brown.
Mor olanların içinde çikolata mı var? Kahverengiye güveniyordum.
Medium.-And medium brown hair, too.
Orta boylu. Saçları da kumral, orta uzunlukta.
Oh, yeah, the trees were a little bit more brown.
Oh, evet ama ağaçlar biraz daha kahverengiydi.
But, in this country, brown is a dominant eye color.
Ama bu ülkede yaygın göz rengi kahverengidir.
Tall, brown hair.- Well, yeah.
Şey, evet. Uzun, kumral saçlı.
A dark suit. And… he had brown hair, I think.
Koyu bir takım elbise ve galiba saçları kahverengiydi.
The heart-shaped face is usually bright white, but in some subspecies it is brown.
Kalp şeklindeki yüz genellikle parlak beyazdır ancak bazı alt türlerde ise kahverengidir.
Well, yes. Tall, brown hair.
Şey, evet. Uzun, kumral saçlı.
And… he had brown hair, I think. A dark suit.
Koyu bir takım elbise ve galiba saçları kahverengiydi.
Well, yeah. Tall, brown hair.
Şey, evet. Uzun, kumral saçlı.
He had brown hair, I think. A dark suit. And.
Koyu bir takım elbise ve galiba saçları kahverengiydi.
Results: 12379, Time: 0.0533

Top dictionary queries

English - Turkish