DARK BROWN in Turkish translation

[dɑːk braʊn]
[dɑːk braʊn]
koyu kahverengi
dark brown
deep brown
koyu kahverengiydi
dark brown
deep brown
koyu kahverengiye
dark brown
deep brown

Examples of using Dark brown in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
though the wings are a dark brown rather than a true black.
siyah tüylere sahiptir ancak kanatları siyahtan çok koyu kahverengidir.
Some males have a dark brown iris and some females have a reddish-brown iris, but this small difference is not always reliable as a gender indicator.
Erkeklerin iris renkleri koyu kahverengi, dişilerinse kırmızıdır ama bu bilgi güvenilir bir cinsiyet belirleme yöntemi değildir.
Stands five feet, 10½ inches, He's 27 years old, dark brown hair and eyes, with a gift of changing his appearance.
Yirmi yedi yaşında… 177 cm boyunda… siyah saçlı ve koyu gözlü… ve görünüşünü sürekli değiştirme kabiliyetine sahip.
Dark brown hair and eyes, with a gift of changing his appearance. He's 27 years old, stands five feet, 10½ inches.
Yirmi yedi yaşında… 177 cm boyunda… siyah saçlı ve koyu gözlü… ve görünüşünü sürekli değiştirme kabiliyetine sahip.
You must be tripping. He… he had this… dark brown hat, and… his skin was terribly burnt…
Koyu kahverengi şapkası vardı, ve… Sarsılmış olmalısın. sağ elinde ustura keskinliğinde…
He… he had this… dark brown hat, and… his skin was terribly burnt… and on this right hand he had this like these… razor fingers, and.
Derisi korkunç derecede yanmıştı… ve sağ elinde de bir şey vardı,… koyu kahverengi bir şapka ve… bıçaklı parmaklar gibi, ve-- Şey vardı.
prevalence of dark hair and eyes, and cream to tan or dark brown skin tone; olive complexion being especially common and epitomizing the supposed Mediterranean race.
göz prevalansı ve açık veya koyu kahverengi cilt tonu için kırmızımsı-pembe renk ile karakterizedir ve zeytin tenlemesi özellikle çok yaygındır.^ Karim Murji.
Slim figure, dark, brown eyes.
Zayıf, koyu kahverengi gözlü.
Except for the darker brown colour, livers appeared normal at necropsy.
Sayfada'' koyu kahverengi renkler dışında, ciğerler nekropside normal bulundu'' diyor.
neck a richer, darker brown, the rump and vent white,
boyun daha parlak, koyu kahverengi, sağrı beyaz
Dark brown.
Koyu kahverengi.
Dark brown hair.
Koyu kahverengi saçlı.
Dark brown hair.
Koyu kahverengi saç.
Dark brown socks.
Koyu kahverengi çoraplarım.
Dark brown.
Koyu kahve.
It's dark brown.
O koyu kahverengi.
Black or dark brown.
Siyah veya koyu kahverengi.
Dark brown, I think.
Koyu kahverengi, sanırım.
He had dark brown hair.
Koyu kahverengi saçları vardı.
Is he dark brown?
Koyu kahverengi mi?
Results: 303, Time: 0.0391

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish