DARK in Turkish translation

[dɑːk]
[dɑːk]
karanlık
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
koyu
dark
black
bay
deep
cove
strong
thick
ko
brown
dense
kara
black
dark
land
noir
ground
snow
siyah
black
dark
colored
esmer
brunette
brown
dark
dusky
black
swarthy
tan
tawny
bitter
dark
zere
hava karardıktan
karanlıkta
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
karanlıklar
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
karanlıktı
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
karalık
black
dark
land
noir
ground
snow
darkın
koyuydu
dark
black
bay
deep
cove
strong
thick
ko
brown
dense

Examples of using Dark in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Return to dark where shadows dwell You can't have this Halliwell.
Gölgelerin karanlığına geri dön. Halliwelle sahip olamazsın.
The intersection of light and dark will bring calamity to this earth.
Karanlıkla ışık arasındaki bir kesişme dünyaya felaket getirecek.
Do you think the dark lord Cthulhu is gonna make us go to school?
Sence Karanlıkların Efendisi Cthulhu zamanında da okul olacak mı?
The dark lord wants us to dispense of this one, kids.
Karanlıkların Efendisi bunu bizim halletmemizi istiyor, çocuklar.
They say it's so dark, you can't even find your own nose.
O kadar karanlıkmış ki burnunun ucunu bile göremezsin.
Accept our offering, dark lord. And bless us with your power.
Kurbanımızı kabul et, karanlıkların efendisi… ve bizi gücünle kutsa.
Wrestling with the light and the dark.
Aydınlık ve karanlıkla güreş ediyor.
They're cool and dark inside to give a man peace.
Meksikada içerisi öyle karanlıktır ki huzur bulursunuz.
The dark lord is agitated.
Karanlıkların Efendisi tedirgin olmuştu
And so, the Coon had returned with the dark lord Cthulhu!
Böylece Rakun, Karanlıkların Efendisi Cthulhu ile geri döndü!
Look who's got a bad case of Dark Prince envy.
Biri karanlıkların prensi kıskançIığına kapıImış gibi.
Some were quiet, educated, with dark, mysterious past.
Sessiz yerlerde vardı, eğitilmiş karanlıkla beraber, mistik bir geçmişi olanlar.
The cries in the dark that nobody hears.
Karanlıktaki ağlamalar kimsenin duymadığı.
Slimy things in the dark, people go mad, they turn into monsters.
Çıldıran insanlar, Karanlıktaki yapışkan şeyler, yaratığa dönüşenler.
If they knew we were open after dark, they would throw a lock on the door.
Eğer karanlıktan sonra açık olduğumuzu bilselerdi, kapıya bir kilit atarlardı.
Who is afraid of the dark. For we can easily forgive a child.
Çünkü karanlıktan korkan bir çocuğu… kolayca affedebiliriz.
A marine who's afraid of the dark.- Ok.
Tamam. Karanlıktan korkan bir denizci.
Do you have the light left to fight the dark?
Karanlıkla savaşacak ışığın kaldı mı?
Scarlett. You need me to help you fight the dark.
Karanlıkla savaşmak için yardımıma ihtiyacın var. Scarlett.
You need me to help you fight the dark. Scarlett.
Karanlıkla savaşmak için yardımıma ihtiyacın var. Scarlett.
Results: 23675, Time: 0.0951

Top dictionary queries

English - Turkish