SIYAH in English translation

black
siyah
kara
zenci
sade
karanlık
koyu
dark
karanlık
koyu
kara
siyah
esmer
bitter
hava karardıktan
colored
renk
renkler
boya
blacks
siyah
kara
zenci
sade
karanlık
koyu
blacker
siyah
kara
zenci
sade
karanlık
koyu
blackest
siyah
kara
zenci
sade
karanlık
koyu

Examples of using Siyah in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Siyah yildirim halkin kahramani.
BLACK LIGHTNING PEOPLE'S HERO.
Bana oldukça siyah ve beyaz gibi görünüyor.
SEEMS PRETTY BLACK AND WHITE TO ME.
Kırmızı sekizli siyah dokuzlunun üzerine.
RED EIGHT ON THE BLACK NINE.
Siyah tuşlara basınca ne olduğunu gördün mü?
YOU SEE WHAT HAPPENS WHEN YOU PLAY ON THE BLACK KEYS?
Siyah iç çamaşırını giymişsin.
YOU'RE WEARING BLACK UNDERWEAR.
İri siyah adam. İri adam.
BIG BLACK GUY. BIG GUY.
Eğer siyah olsaydın yatakta sana neler yapardım neler.
I would BED YOU GOOD AND FAST. IF YOU WAS BLACK.
Siyah ayakkabili uzun sarişin adam.
THE TALL BLOND GUY WITH ONE BLACK SHOE.
Siyah Nehirjamaica.
BLACK RIVER.
Glamour Dergisinde yazana göre her kadının siyah elbisesi olmalıymış.
GLAMOUR MAGAZINE SAYS EVERY WOMAN MUST OWN A LITTLE BLACK DRESS.
Gece kulübe gideriz diye, siyah derilerimi alayım.
IN CASE WE GO CLUBBING, SHOULD I BRING THE BLACK LEATHER.
Portatif diş fırçasından, bir çift sıradan siyah çoraba.
FROM A COLLAPSIBLE TOOTHBRUSH TO A PAIR OF ORDINARY BLACK SOCKS.
Bravo Takımı, siyah duvar.
BRAVO TEAM, BLACK WALL.
Toby ve benim için bir çift siyah yün elbise al.
AND PICK TOBY AND I UP A COUPLE BLACK WOOL SUITS.
Harika. Siyah.
BLACK. PERFECT.
İri adam. İri siyah adam.
BIG BLACK GUY. BIG GUY.
Siyah beyaz ozan gösterisine yaklaşıyor.
And she's coming up to the black and white minstrel show.
Siyah olduğum için Serena Williams gibi ses mi çıkartıyorum?
Because I'm black, I sound like Serena Williams?
Siyah çantadaki madde yardımcımın omzunda.
The material is in that black bag on my associate's shoulder.
Siyah olanı çıkardığım için çok mutluyum.
I'm glad to be out of that black one.
Results: 25845, Time: 0.0467

Top dictionary queries

Turkish - English