BLACK in Turkish translation

[blæk]
[blæk]
siyah
black
dark
colored
kara
black
dark
land
noir
ground
snow
zenci
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured
sade
plain
black
simple
just
pure
modest
austere
homely
rustic
low-key
karanlık
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
koyu
dark
black
bay
deep
cove
strong
thick
ko
brown
dense
siyahlar
black
dark
colored
siyaha
black
dark
colored
siyahların
black
dark
colored
zenciler
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured

Examples of using Black in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because you a black man!
Çünkü bir siyahsın, dostum!
You don't see color and want to go black and white.
Rengi görmüyorsun, siyahla beyaza gitmek istiyorsun.
Did you see a guy in black running around here?
Burada koşan siyahlı bir adam gördünüz mü?
All with black blood, all born from this land's dark dirt.
Hepsinin kanı siyahtır ve hepsi toprağın kara kirlerinden doğmuştur.
They would have you believing that up is down, that black is white. No.
Hayır. Gerekirse siyahın beyaz, yukarının aşağısı… olduğuna inandırır bunlar.
No. that black is white. They would have you believing that up is down.
Hayır. Gerekirse siyahın beyaz, yukarının aşağısı… olduğuna inandırır bunlar.
Your cousin's wearing My black, yellow, and peach hawaiian shirt.
Kuzenin benim… siyahlı sarılı hawaii gömleğimi giyiyor.
No, Sir, that's black water out there, full of sharks and barracudas.
Hayır efendim, oranın suyu siyahtır, köpekbalıkları ve barakuda doludur.
Last Thanksgiving… my Uncle Dave said a black joke at the table.
Siyahlarla ilgili şakalar anlattı. Geçen şükran gününde.. Amcam Dave.
I'm black right here. Here.
Ben burada siyahım. Burada.
Was she sick of that black.
Siyahtan ne kadar da sıkılmıştı!
I'm black you are black too.
Ben siyahım, sen de siyahsın..
That sounds like Black Ops got him, trained him.
Onu Siyahlı Operasyoncular alıp, eğitti gibi geliyor.
Yeah. Why you got so many books about black people?
Evet. Neden siyahlarla ilgili bu kadar çok kitabın var?
Why you got so many books about black people? Yeah?
Evet. Neden siyahlarla ilgili bu kadar çok kitabın var?
Why you got so many books about black people? Yeah.
Evet. Siyahlarla ilgili ne çok kitabın var.
Yeah. Why you got so many books about black people?
Evet. Siyahlarla ilgili ne çok kitabın var?
I hate black. Thank you.
Teşekkürler. Siyahtan nefret ediyorum.
Yeah. Why you got so many books about black people?
Siyahlarla ilgili ne çok kitabın var. Evet?
Hair so black it absorbed the light, you know?
Saçı öyle siyahtı ki ışığı emiyordu?
Results: 45970, Time: 0.0922

Top dictionary queries

English - Turkish