BLACK LIGHTNING in Turkish translation

[blæk 'laitniŋ]
[blæk 'laitniŋ]
siyah yıldırım
black lightning
kara şimşek
black flash
black lightning
siyah yıldırıma
black lightningle

Examples of using Black lightning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Black Lightning. Who?
Kimim? Siyah Yıldırım.
I guess, deep down, I always knew that Black Lightning would eventually win.
Sanırım içimde bir yerlerde daima… sonunda Black Lightningin kazanacağını biliyordum.
I'm breaker. Black Lightning.
Ben kırıcıyım. Siyah yıldırım.
Black Lightning. I'm breaker.
Ben kırıcıyım. Siyah yıldırım.
Black Lightning.
SİYAH YILDIRIM.
I know who Black Lightning is.
Siyah Yıldırımın kim olduğunu biliyorum.
And buy Black Lightning.
Siyah Yıldırımı almak istiyor.
You-- You need to take Black Lightning out, and button this thing up quick.
Black Lightningden kurtulup… bu işi hemen halletmen gerek.
And button this thing up quick. You-- You need to take Black Lightning out.
Black Lightningden kurtulup… bu işi hemen halletmen gerek.
Black Lightning's the reason you're lying here paralyzed. Previously on Black Lightning..
Burada felç olarak yatmanın sebebi Black Lightningdir. Black Lightningde daha önce.
I will drive you there in the Black Lightning.
Seni Kara Şimşekle bırakayım.
Which means… is that you told Black Lightning about the warehouse, The only reasonable explanation.
Mantıklı olan tek açıklama… depoyu Black Lightninge senin söylemiş olman.
Which means… The only reasonable explanation… is that you told Black Lightning about the warehouse.
Mantıklı olan tek açıklama… depoyu Black Lightninge senin söylemiş olman.
Is that you told Black Lightning about the warehouse, The only reasonable explanation… which means.
Mantıklı olan tek açıklama… depoyu Black Lightninge senin söylemiş olman.
The only reasonable explanation… is that you told Black Lightning about the warehouse.
Mantıklı olan tek açıklama… depoyu Black Lightninge senin söylemiş olman.
Maybe you can help him realize just how much he hates Black Lightning.
Belki de Black Lightningten ne kadar nefret ettiğini fark etmesi için ona yardım edebilirsin.
Trying to stop them from killing each other. Black Lightning is out here in these streets with these young folks.
Black Lightning sokakta gençlerle birlikte ve onların birbirini… öldürmesini önlemeye çalışıyor.
They are Captain Atom… Black Lightning… Power Girl… Katana,
Bu kişiler, Kaptan Atom… Kara Şimşek… Power Girl… Katana
But Black Lightning is part of you
Black Lightning senin bir parçan
They are Captain Atom… Black Lightning… Power Girl… Katana,
Bunlar; Kaptan Atom… Kara Şimşek… Güçlü Kız… Katana
Results: 265, Time: 0.0524

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish