BLACKS in Turkish translation

[blæks]
[blæks]
siyahlar
black
dark
colored
zenciler
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured
siyahları
black
dark
colored
siyah
black
dark
colored
siyahların
black
dark
colored
zencileri
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured
zenci
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured
zencilerin
nigger
black
nigga
negro
coon
colored
coloured

Examples of using Blacks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Disguised as blacks.
Zenci kılığına girmişler.
I will give you a tip for drawing blacks.
Zencileri resmetmen için bir kaç ipucu vereyim.
But did you know that blacks love taffy?
Ama bu zencilerin karamela sevdiğini biliyor muydun?
All those blacks armed with clubs
Zenciler sopalarla silahlanmıştı.
If I can't catch enough blacks I buy them from their own chiefs, and they're pricey.
Eğer yeterince zenci yakalayamazsam onları reislerinden alıyorum ve pahalılar.
Yeah, plenty of blacks too.
Evet, zencileri de boldur.
Some blacks have European faces, don't they?
Bazı zencilerin Avrupai yüzleri vardır, değil mi?
You know it's full of blacks.
Orası zenci dolu.
She only bites blacks.
Sadece zencileri ısırır.
Don't they? Some blacks have European faces?
Bazı zencilerin Avrupai yüzleri vardır, değil mi?
Because of the Jews… because of the blacks, because of the Orientals.
Nedeniyle, doğulular nedeniyle. Yahudiler nedeniyle, zenciler.
A whole gang of blacks went from plantation to plantation killing whole families, even the babies.
Bir grup zenci plantasyondan plantasyona gitmiş aileleri öldürmüş, bebekleri bile.
Of god punishing the blacks and the gays.
AlDSin zencileri ve geyleri.
They definitely don't want the blacks to make money.
Zencilerin para kazanmalarını kesinlikle istemezler.
Drunks, musicians, Turks, blacks, kids and Italians.
Ayaşlar, müzisyenler, Türkler, zenciler, çocuklar.
Two blacks, a women and Indian on foot.
İki zenci, bir kadın ve bir Kızılderili.
See what these blacks have been up to.
Şu zencilerin ne kadar olduğuna da bak.
Definitely didn't want the blacks.
Hele zencileri hiç istemediler.
Especially blacks. I just busted a dealer I nailed 3 years ago.
Özellikle zencileri. Üç yıl önce içeri tıktığım bir satıcıyı yakaladım.
Do you know how many blacks died in the slave trade?
Köle ticaretinde kaç zenci öldü biliyor musun?
Results: 904, Time: 0.0894

Top dictionary queries

English - Turkish