Examples of using Esmer in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Silahlı, esmer bir adam mı?
Yakalayacağını mı umuyorsun bu esmer mücevheri.
Soluk istilacılar ve esmer haçlılar.
Şırnakın Silopi ilçesinin eş belediye başkanı Emine Esmer, bu sabah gözaltına alındı.
Yerlilerin büyük ihtimal Ulu Esmer Canavar diye adlandırdıkları adamın şerefine.
Tamam, 2 esmer, 1 sarisin, bacaklari cenelerine kadar.
Grigor. Bu esmer ekmeği geyik dudağıyla dene.
Bender, senin esmer Latin caziben de bir yere kadar.
Çölde çadırlarda kendilerini altın tepside sunan esmer kızlar,?
Sarışın, muhtemelen, yeşil gözlü ve esmer.
Dışarıda birilerini yakalamaktan vazgeç Esmer.
Soluk istilacılar ve esmer haçlılar.
İkisi esmer, biri sarışın.
Grigor. Bu esmer ekmeği geyik dudağıyla dene.
Neredeyse esmer.
Bir de Bangkoktaki şu esmer hatun vardı.
Sarışın, muhtemelen, yeşil gözlü ve esmer.
Ya da esmer, benim için fark etmez. Sarışınlardan hoşlanırım.
Esmer olan, savaş sırasında ne yapıyordu?
Geçen gece aldım onu. Esmer pisliğin teki.