Examples of using Boz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana sakın Boz Radagasttan bahsetme.- Radagast mı?
Belki yap boz yapmaktan hoşlanırsın.
Alarmı boz, içeri gir,
benim küçük boz ayım.
İşte senin boz atın. Şuraya bak.
Cinayet! Boz Radagast bu! Radagast.
Şimid yap boz bir araya gelmiş gibi görünüyor.
beraberliği boz.
Bu yarıkların hepsi boz maddeye doğru gidiyor.
Alaskadaki bu boz ayılar için asıI sınav yeni başlamak üzere.
Kendine güzel bir yap boz bulmuşsun Max.
Neden hâlâ konuşuyorsun? Döngüyü boz.
Boz Çobanın Sürüsü.
bir o kadar da tehlikeli Boz Labirent zamanı.
Hmm… madem öyle oraya git ve kombisini boz.
arada bir… yap boz çözmek istiyorsun.
İskoçya dünya boz fok balığı nüfusunun yüzde kırkını taşır.
Evet, kendine dikkat etse iyi olur, zira boz ana modundayım.
Kapıyı boz.
Elbette ama yine de arada bir… yap boz çözmek istiyorsun.
