BULDUK in English translation

we found
buluruz
bulursak
bulup
biz buluruz
bulduk
bulana
buluyoruz
bulduktan
bulunca
bulana kadar
we got
alıyoruz
alırız
var
alırsak
aldık
alacağız
elimizde
anladık
ulaşana
gittiğimiz
we discovered
keşfettiğimiz
bulduk
we recovered
bulmamız
i̇yileşene
ele
we find
buluruz
bulursak
bulup
biz buluruz
bulduk
bulana
buluyoruz
bulduktan
bulunca
bulana kadar

Examples of using Bulduk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bay Parnell, çalıntı malların izini bulduk. Evet?
Mr. Parnell, we have located the misappropriated merchandise. Yeah?
Hayır, kurbanın saçında boya parçaları bulduk.
No, we recovered paint chips from the victim's hair.
Tamam… Genesis Kristali. Birlik Kapsülünün son bileşenini bulduk.
The Genesis Crystal. Okay… We have located the final component for the Unity Pod.
Bu sabah bir olay yerinde siyah bir Lexus bulduk hanımefendi.
At a crime scene this morning ma'am.- We recovered a black Lexus.
Tamam… Genesis Kristali. Birlik Kapsülünün son bileşenini bulduk.
Okay… We have located the final component for the Unity Pod… The Genesis Crystal.
Tamam… Genesis Kristali. Birlik Kapsülünün son bileşenini bulduk.
The Genesis Crystal. We have located the final component for the Unity Pod… Okay.
İlk önce Rayi bulduk, ayaklarımızın altında yatıyordu.
WE FOUND RAY FIRST, SPRAWLED OUT AT OUR FEET.
Şamdan bir alıcı bulduk. 14 sanırım.
I would SAY 14. WE FOUND A BUYER IN DAMASCUS.
Lemin arabasını bulduk. Oyun vakti sona erdi.
WE FOUND LEM'S MISSING CAR. Playtime's over.
Lemin kayıp arabasını bulduk. Oyun vakti bitti.
WE FOUND LEM'S MISSING CAR. Playtime's over.
Bulduk. Hepsi bu!
An1}THAT'S IT! WE FOUND IT!
Köpekbalığını bulduk.
WE FOUND THE SHARK.
Bir şeyler bulduk.
WE FOUND STUFF.
Ayaklarımızın altında yatıyordu… İlk önce Rayi bulduk.
WE FOUND RAY FIRST, SPRAWLED OUT AT OUR FEET.
Gizli bir kapı bulduk.
WE FOUND A TRAP DOOR.
Julia… Ericayı bulduk.
WE FOUND ERICA. Christian: JULIA.
Bunu yatağının arkasında bulduk.
WE FOUND THIS BEHIND HIS BED.
Julia… Ericayı bulduk.
JULIA. WE FOUND ERICA.
Bi tuzak kapısı bulduk bi bak.
WE FOUND A TRAP DOOR.
Oyun vakti bitti. Lemin kayıp arabasını bulduk.
WE FOUND LEM'S MISSING CAR. Playtime's over.
Results: 19904, Time: 0.0312

Top dictionary queries

Turkish - English