Examples of using Burk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burka sonsuza kadar üstümüzde kalmaz,
Omzu burkulan aynı çocuk Bağlılık Yemini mi ediyor?
Burka bir seçimdir.
Neredeyse burka giymiş gibi.
Bacağımı burktum. Küçük bir şey.
Annesi bileği burkulmuş numarası yapacak ve bütün kış bizde kalacaklar.
Bileğim burkuldu!
Burka giydin mi hiç?
Yürek burkan bir gün!
Burkulmuş ahenkli aşkındır¶.
Kuvvetle burkulmuş bir β yaprak örneği BPTI proteininde görülebilir.
Seni burka içinde hayal etmeye çalışıyorum.
Adale burkulmuş.- Burası acıyor mu?
Adale burkulmuş.- Burası acıyor mu?
Burkulmuş iki bilek ve bir çatlak kaburga.
Bileğimi burktum ve son uyarımı aldım.
Bileği burkulmuş bir hasta getirdim.
Annesi bileği burkulmuş numarası yapacak ve… bütün kış bizde kalacaklar.
Ölmedi ama! Burkulmuş bir bilekle evde.
Burkulmuş servikal vertebra,