Examples of using Burnsun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burnsu öldürdü.
Onun Walter Burnsla evli olduğunu sanıyordum.
Herkes, Burns ve Stickleton çekişmesini hatırlar.
Tom Burnsu ben öldürmedim.
Burns ve Stickleton gazı kökleyip finişe yaklaşırken… deli gibi bağırıyorduk.
Şanı kazanan Koç Burnstu ama zor işi yapan bendim.
Herkes Burns ve Stickletonın kapışmasını hatırlar.
Bay Burnsu hiç bu kadar mutlu görmemiştim.
Güzel yarış.- Ben Burns?
Peki hangi sıfatınızla Walter Burnsu günde üç kez arıyordunuz?
Walter Burnsu öldüren her kim ise büyük bir dizel kamyon kullanıyormuş.
Detektif Burnsu arıyorum.
Detektif Burnsu arıyordum.
Arthur Burnsu istiyorum.
Şimdi Donald Burnstan özür dilemeni istiyorum.
Ella, Burnsu araştırıyorum.- Ella.
Benim Konsolos Burnsa danışmam gerekir.
B planına geçiyoruz. Keith Burnsa çocuğunu ödünç almamız gerektiğini söyle.
Banka 3:15de kapandı. Bay Burnsu görmek istiyorum.
Malcolm, dedektif Burnsu hatırlarsın.

