Examples of using Burnuna in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Frenchy, burnuna bir bak bakalim.
Eğer sen Sammynin bulduğu her şeyi burnuna sokma eğilimi olduğunu söylemiş olsaydın!
Burnuna çekebilirsin, içebilirsin ya da zerk edebilirsin.
Bırak burnuna vursun da biraz kan aksın.
Mercurynin burnuna dokunacaksın, ve ona benim gittiğimi söyleyeceksin.
Tipki Jackienin bu ise burnuna soktugu iddia edildigi gibi.
Şimdi burnuna dokun.
Önce burnuna, sonra da gözünün kenarına.
Burnuna dokunması gerekmezse bir hafta kadar.
Galiba burnuna vurulduğu için kızdı.
Hala burnuna üzüm sokmaya çalışsan tuhaf olurdu.
Burnuna vur!
Burnuna baksanıza!
Burnuna ne oldu, tatlım?
Tanrım, şu burnuna bak. George!
Burnuna yumruk mu?
Tanrım, şu burnuna bak. George!
Önce burnuna, sonra da gözünün kenarına.
Burnuna bir yumruk atarsam görürsün, seksek!
Birak burnuna vursun da bíraz kan aksin.