Examples of using Buzullar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buzullar erimeye başladı.
Buzullar geri çekiliyor ama aynı zamanda inceliyorlar da.
Kutup ayıları buzullar üstünde buraya sürekli geliyor, evlat.
Bütün buzullar ozon tabakası yüzünden erimeye başladı.
Buzullar geri çekilirken gölleri,
Buzullar eridikçe, sular da yükseldi.
Buraya buzullar tarafından taşındılar.
Buzullar eriyor ve Elvis hayatta değil.
Kuzey Kutbundaki buzullar son 15 yıIda% 20 küçüldü.
Buzullar çekilince bu korkusuz yırtıcıda daha geniş alana yayıldı.
Buzullar bir yere gitmiyorlar gibi.
Derin yüzlerce metre buzullar ve kar yığınları arasında.
Yeni BM raporuna göre buzullar eriyor ve sıcaklıklar artıyor.
Yeni BM raporuna göre buzullar eriyor ve sıcaklıklar artıyor.
Bunlar buzullar.- Buzul! .
Buzullar geri çekiliyor ama aynı zamanda inceliyorlar da.
Vahşi hayat ve buzullar hakkında her zamanki konuşmasını yapıyormuş.
Vahşi hayat ve buzullar hakkında her zamanki konuşmasını yapıyormuş.
Vahşi hayat ve buzullar hakkında her zamanki konuşmasını yapıyormuş.
Tanrım, buzullar git gide yaklaşmaya başladı! olması gerekir.