Examples of using Caddeye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Caddeye park et.
Onun agorafobik kıçını caddeye sürükleyeceğim ve ona sümüklüböcek yedireceğim.
Benimle caddeye gel evlat.
Caddeye doğru gitmiş olabilirler.
Silahlarınızı caddeye atacaksınız ve ellerinizi kaldıracaksınız.
Caddeye işemekten dolayı.
Caddeye bak.
Caddeye çok yakın.
Caddeye girince de vergiyi ödemek zorundasınız.
Dışarı! Caddeye çıkın, lütfen.
Caddeye gider… ve Denny adındaki çocukla kalır mısın?
Caddeye inip telefon görüşmesi yapacağım.
Sizi caddeye çıkarır, tamam mı?
Caddeye gitmeliyiz, lütfen, 5. ve 6. arasında kalıyor.
Kafamı koparıp caddeye atmak istememe sebep oldu.
Tom caddeye çıktı.
Yanan evden caddeye kıvılcımlar yağdı.
Caddeye 10, 11 blok kaldı.- Evet.
Mortun caddeye bakan bir kamerası var.
Caddeye gidelim. Hadi 72.