Examples of using Cami in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burası cami, benim evim değil.
Cami, dört girişi olan
Cami cemaati, bu sabah otobüsteki intihar bombacısına misilleme olduğunu düşünüyor.
Günlerinin çoğunu cami önlerinde dilenerek geçirdi.
Cami, ilk olarak 1870 yılında onarılmıştır.
Cami veya havra olabilir.
Maulana( Cami hocasi) Abdul Qayyum.
Sen Cami olmalısın.
Köyde cami, sağlık ocağı ve ilköğretim okulu bulunuyor.
Cami ile birlikte, konuşuyorlar.
Yiyelim hadi. Cami ile birlikte, konuşuyorlar.
Cami dosyasını o olmadan oluştururuz, Carolyn de huzura erer.
Cami, otur! Yerine otur!
Bu saray cami olarak kullanılan bir odaya sahipti.
Cami değil.
Cami ziyaretçileri ayakkabılarını çıkarmalıdır.
Aynı bina bir başkası için cami, hatta bovling salonu bile olabilir.
Aynı bina bir başkası için cami, hatta bovling salonu bile olabilir.
Cami onu geri kabul etmeyecek.
Bu Cami, nişanlım.