Examples of using Carry in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
iyi eğlenceler, Carry.
Bende böyle düşünüyordum, Carry.
Ben Karen. Anne, Carry bilgisayarı kullanmama izin vermiyor.
Carry Sleenin kitabından uyarlandı. Çeviren: fügenatasoy@ guncelfilmyorum.
Carry yukarıda.
Pekala, Carry Nation Lisesinde yeni bir yıla daha hoş geldiniz diyorum.
Carry Out'',( Justin Timberlake ile) albümün üçüncü singleı olarak
Carry kaybedecek bir şeyimin olmadığını biliyordu
Avrupanın en büyük perakende satış grubu Metro Cash& Carry Hırvatistanda ikinci bir alışveriş merkezi açtı.
Bayanlar ve baylar, daha fazla uzatmadan bu yıl Carry Nation Lisesinin en yetenekli öğrencisi kim seçilmiş öğrenelim.
Bayanlar ve baylar, daha fazla uzatmadan bu yıl… Carry Nation Lisesinin en yetenekli öğrencisi
Beklenmekte olan FED faiz oranları artışı, taşıma ticareti( carry trade) getirilerini düşürecek ve muhtemelen yükselen piyasaların para birimlerini baskı altına alacaktır.
Carry You Home'' listeye 5 numaradan giriş yaparak dört hafta sonra 3 numaraya yükseldi.
Mayıs ayında,“ Open Carry March on Washington” adı altında, binlerce kişinin Virginadan Washingtona silahlı biçimde yürüyerek
Justin Timberlake iki şarkı için kayıtlara katıldı, ilki albümde yer alan'' Carry Out'' ve diğeri Tankin'' I Love Them Girls'' şarkısından örnekler içeren ve albümde yer almayan'' Crazy Girl.
Keep Calm and Carry On, daha sonra meşhur olmuş başka bir II. Dünya Savaşı posteri^ Kimble, James J.; Olson,
Ben dedektif Carry.
Merhaba, ben dedektif Carry.
Sanırım Carry kurnaz olmaya çalışıyordu.
Carry birçok organize suça karışmıştı.