Examples of using Caseye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burada Casenin 42 maçta mağlup gelmediği yazıyor.
Caseyle birlikte bir kaç kez uçmuştuk.
CASE, git getir onu!
Shane Caseyi bölge savcısının odasında tutuyorlar?
Git! CASE, git onu getir.
Caseyi otelde bıraktıktan sonra eve gittim.
CASE, getir onu. Başaramayacağım.- Gidin!
Küçük Caseyi gördüğümde Southport Bulvarında yürüyordum.
Tam Caselik.
Caseyle konuşmak istiyorum.
Tam Caselik.
Şimdi Caseyle konuşmak istiyorum.
Havam yok. CASE!
Baba, o Caseyle beraber verdiğimiz bir karardı.
Özellikle de Caseyle olandan sonra.
Şu tarafa bakarsan adamlarımın Bay Caseyi de etkisiz hale getirdiğini görebilirsin.
Caseyle mesai çıkışı hazine avına mı gidiyorsunuz?
Archer, dün gece Caseyle yemek yiyen kadının eşkaline uyuyor patron.
Artık Caseyle birlikteyim.
Sen Caseyle kal.