Examples of using Caz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Caz Murray. Komedyen.
Ah, ben caz harpı çalarım.
Hayır, Büyük Usta Caz.
Çok güzel caz çalıyordu.
Sabrina, bunu yapan Caz değil.
Eğer Robert Johnson olmasaydı, O Caz şarkıcısı.
Hafif caz.
Her şeyden önce,'' caz'' bir kelime değil.
Caz ile ilk deneyiminiz mi Leydi Grantham?
Caz müzisyeni ya da öyle bir şey.
O ufaklıkta caz kulağı var.
Caz pek umurumda değil ama.
Caz seviyorsun, ama Taylor Swifte bir ilgin var.
Ben caz, Coltrane severim.
Caz sever miymiş?
O da caz müzisyeni, değil mi?
Bazen caz dinlerim.
Tıpkı caz gibi, değil mi?
Bu caz, müzik budur.
Caz dinlemeyi sever misin?