Examples of using Cebi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kusura bakmayın. Bu şortların cebi yok.
Öyle düzenbaz ki çorba çalabilmek için poşetten cebi var.
Adet yeraltı karbon-dioksit cebi tespit ettik.
Oha! Bunu sana kim yaptıysa cebi dolu olsa iyi olur.
Çok saçmaydı. orada giydiği geceliğin cebi bile yoktu.
Torleifin cebi var mı bizde?
Curtisin cebi çalıyor ama cevap vermiyor mu?
Bu cebi ele geçirecekler.
Cebi işten çıkarma belgeleriyle dolu.
Bir dahaki sefere cebi kendim oluşturmama izin vermeyi düşünürsünüz diye umuyordum.
Ama cebi para dolu benim gibi bir yabancı olursa.
Peki o zaman neden profesörün cebi… benim altın paralarla dolu?
Cebi cevap vermiyor.
Bol eski bir şey. Çok cebi vardı. Ordu montları falan gibi.
Bir serserinin cebi bile sıçrayarak atışın kadar boş değildir.
Cebi vurduk!
Exfil cebi açar. 4 oyuncu.
Exfil cebi açar.
Exfil cebi açar. 4 oyuncu.
Bahse varım ki bayağı cebi vardır, değil mi? Teşekkür ederim?