CEKET in English translation

jacket
ceket
mont
yeleği
coat
palto
ceket
mont
manto
kürk
önlük
blazer
ceket
jackets
ceket
mont
yeleği
coats
palto
ceket
mont
manto
kürk
önlük
blazers
ceket

Examples of using Ceket in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Beyaz gömlek, yakası kırmızı çizgili gri ya da mavi ceket.
White shirt, gray or blue blazer with a red trim on the lapel.
Teşekkür ederim efendim.- Ceket yakışmış.
Thank you, sir. The blazer looks good.
Teşekkür ederim efendim.- Ceket yakışmış.
The blazer looks good. Thank you, sir.
Hey u ceket yeni mi?
HEY, IS THAT JACKET NEW?
Hayır, ceket yeni. Ceketin aynı.
SAME JACKET. Han: NO, NEW JACKET..
Senin de bana bir deri ceket.
YOU OWE ME A NEW LEATHER JACKET.
Bana bir deri ceket alacaksın.
YOU'RE BUYING ME A JACKET.
Üzerindeki ceket.
THE JACKET.
Aynı ceket. Hayır, yeni ceket.
SAME JACKET. Han: NO, NEW JACKET.
Hayır, yeni ceket. Aynı ceket.
SAME JACKET. Han: NO, NEW JACKET.
Yazın ortasında deri ceket giyiyor.
WEARING A LEATHER JACKET IN THE SUMMERTIME.
Üzerinde ceket olan kişi.
The guy with the jacket on.
Billin ceket cebinde bir kayıt cihazı var.
Bill has a tape recorder, in his suit pocket.
Ceket benim.
The jacket's mine.
Ceket iyi.
The jacket's good.
Ceket için sağol Rupert.
Thanks for your jacket, Rupert.
Hayır, ceket hakkında falan değil.
No, man. It's not about the jacket.
Yani, henüz ceket dışında hiç bir ipucumuz yok.
Well, we don't have any leads as yet, aside from the coat.
Ceket bu.
This is the jacket.
Bu ceket, gerçek bir Dünya antikası.
This jacket's a genuine Earth antique.
Results: 2656, Time: 0.0275

Top dictionary queries

Turkish - English