Examples of using Cennetinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
büyük domuz cennetinde bulacak.
Düşük gelirli insanlar bu rüzgâr gücü cennetinde bir daire alabilecek mi merak ediyorum.
Evet.- Ne? Harlemin Cennetinde bir muhbiri vardı ve bunu benden başka bilen yoktu.
Başka bir gün daha geçirirken, ben Reubenle atölyemde olacağım. Siz, Phil Collinsin ünlü cennetinde…{ \an8} I will be with Reuben in my workshop while you guys are.
Şu ikisinin aptalların cennetinde… olduklarına dair fikirleri olmaması ne komik.
Şimdi, bakın, eğer gidecekseniz… Bir aptalın cennetinde yaşıyorsun.
Şimdi, bakın, eğer gidecekseniz… Bir aptalın cennetinde yaşıyorsun.
Başka bir gün daha geçirirken, ben Reubenle atölyemde olacağım. I will be with Reuben in my workshop while you guys are Siz, Phil Collinsin ünlü cennetinde.
Babamız, cennetinde, kutsal adın bilinir Krallığın gelecek, senin iraden yeryüzünü… cennet yapacak.
Çok güzel, mübarek olsun. Hacı bey, İnşAllah, Allah, Cennetinde güzel bir yer nasip etsin.
altın yürekli sevgili Jesusumuzun İsanın olduğu gibi kendini Tanrının cennetinde bulacağını kim tahmin edebilirdi?
Tanrının merhameti üzerine olsun bütün günahlarını affetsin ve Cennetinde sana da bir yer versin.
Rahibe Angelica bir cennetsel hayale kapılmıştır; oğlunun kendini öbür dünya cennetinde yanına çağırdığını hayal etmektedir.
Galip gelene Tanrının cennetinde bulunan yaşam ağacından yeme hakkını vereceğim.›››.
Galip gelene Tanrının cennetinde bulunan yaşam ağacından yeme hakkını vereceğim.›››.
İşte bu cennetlere kullarımızdan, Allahı sayıp günahtan sakınanları vâris kılacağız.
Sabrettiklerinden dolayı onları cennet ve ipekle ödüllendirmiştir!
İşte bu cennetlere kullarımızdan, Allahı sayıp günahtan sakınanları vâris kılacağız.
İşte bu cennetlere kullarımızdan, Allahı sayıp günahtan sakınanları vâris kılacağız.
Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orda süresiz olarak kalacaklardır.
