Examples of using Ceplerimi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben sen olsam, seneler once ceplerimi taşlarla doldurup bir gölün icine atlardim.
Güney Louisiananın en güzel kadını sayesinde ceplerimi parayla dolduracağım.
İyi yanların vardı, Lafe, ama kötü yönlerinde, her sarhoş oluşumda beni kandırıp ceplerimi boşaltmak gibi.
Ayrıca listeyi S.H.I.E.L.D. dan ben çaldım, ama ceplerimi tuvalette boşalttığım zaman Taskmaster onu benden arakladı.
Geçen ay hayatta kalabilmek için şeker yiyordum bu ay ise kadınlar ceplerimi elmaslarla dolduruyor.
Cep telefonuna ihtiyacımız olmayacak e-postalar evde kalmalı.
Yani, cebi vuruyorum ama, çok falsolu atıyorum galiba.
Ne cüzdan ne cep telefonu, ne de boğuşma izi.
Bu yüzden burada cep telefonu, iPhone Blackberry,
Parayı cebime atabileceğimi mi demeye çalışıyorsunuz?
Diğer cepte de birkaç Hayat Kurtaran var, orada.
Cepte 500 schilling ile para koymak zor gelmez!
Bu cepte her şey birbiri üstüne geçmiş. Buna zaman da dahil.
Steve. Ellerini cebinden çıkar, Steve.
Küçük bir hava cebi bulduk. Sasha nerede?
Cep telefonundan her şeyi güncellemiş. Bulut, gittiği yerler de dâhil.
Bayan Pine, cep telefonunuzla ne yapıyorsunuz? Olmaz.
O on bin benim cebime girmeyen on bin demek.
Eğer o cebi delecek olursak,… cehenneme yolculuk başlar!
Sınıfa girin. Koridorda cep telefonu kullanmak yasak Alyson.