Examples of using Ceylan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İki ceylan, bir de Afrika antilobu ısmarlamak istiyorum.
Ben'' Fawn'' ı yavru ceylan zannediyordum.
Biraz daha.- Ceylan gözler!
Baban ceylan kovalamıştır.
sende bir yavru ceylan.
Şimdi köpekbalıkları ceylan kovalamak aslanlar kovalamak.
Ben aç dişi aslan olayım… sen de yavru ceylan.
Kuzey Amerikada ceylan yoktur Brad.
Yarın daha çok ceylan çıkarabiliriz.
O hâlde daha çok ceylan getirip ödemen gerek.
Sanki biz çitayız onlar da ceylan sürüsü.
birkaç başıboş ceylan görünüyor.
Evet, ceylan gibi.- Ceylan.
Evet, ceylan mı her neyse.- Ceylan.
Kuzey Amerikada ceylan yoktur.
Yaban domuzu, alaca geyik, ceylan.
Yaban domuzu, alaca geyik, ceylan.
Ceylan sürüleri geçmekte,
Herhalde ceylan gibi Parasitein üzerinden atlayacaktın.
Zavallı Ceylan ve Tavşancık olsa ne yapardı?