Examples of using Cinin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Senin Cinin benim kasabama dogru meyve fırlattı.
Artık cinin başında sen varsın.
Cinin kokusundan dolayı, hanımefendi.
Bakıyorum da, cinin büyüsünü bozmakla meşgulmüşsün.
Cinin Lambası niye değil?
Bu Cinin kararı.
Ya bu Cinin yaptığı bir şeyse?
Cinin telefon numarası.
Görüyorum ki cinin hâlâ şekil değiştiriyor.
Cinin nerede?- Kaisa benden çok uzaklara uçabilir.
Cinin ayarladığı bir gasptan sonra iflas etmiş.
Cinin adı ne?
Cinin efendisi sen misin?
Kaybetmene neden olacak! Cinin aracı olmak kontrolü kazanmana değil.
Kaybetmene neden olacak! Cinin aracı olmak kontrolü kazanmana değil!
Fakat bu onu cinin efendisi yapar değil mi?
Cinin kontrolünü ele geçirmek için deme Iütfen.
Senin cinin yok mu? Neyin?
Cinin ne işi olur altınla parayla?