CINSEL in English translation

sex
seks
seksi
cinsel
cinsiyet
seksin
sevişmek
carnal
cinsel
dünyevi
şehvetli
kardeşim
bedensel
şehvani
şehevi
gender
cinsiyet
cinsel
cins
venereal
cinsel
zührevi
sexist
cinsiyetçi
seksist
ayrımcı
cinsel
erotic
erotizm
erotikti
cinsel
şehvet
coital
cinsel
gay
eşcinsel
gey
homo
eş cinsel
homoseksüel
lezbiyen
neşeli
libido
cinsellik
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
sexuai

Examples of using Cinsel in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu cinsel iktidar yediği kurbağadan olmalı.
That must have been one potent toad he ate.
Birinci sınıftayken cinsel kimlik bozukluğu teşhisi konmuştu.
She was diagnosed with gender identity disorder in the first grade.
Acaba mahkeme senin ailenin cinsel eğilimlerini nasıl yorumlardı?
About your own family's erotic proclivities? What might the court say?
Cinsel gerilim. Açık sözlü olalım.
The sexuaI tension. Let's be frank.
Ağzında binlerce cinsel hastalık var o nedenle… Bu şarkıyı severim!
I love this song! Your mouth has like 10,000 venereal diseases, so!
Ben de yükselen cinsel… kimliği bir delilik formu olarak sunmayı düşünüyordum.
And I have been thinking about raising gender identity as a form of insanity.
Mutsuz bir çocukluk, cinsel hüsran, kariyerinde köşeye sıkışmış biri?
Unhappy childhood, sexuaI frustration, career nipped in the bud?
Ve beyin hasarına yol açan cinsel hastalıklara!
And to brain-damaging venereal disease!
Cinsel klişeler için birazcık hassas olabilirim, tamam mı?
So I might be slightly sensitive to gender stereotypes, okay?
Mutsuz bir çocukluk, cinsel hüsranlık, başlamadan biten kariyer?
Unhappy childhood, sexuaI frustration, career nipped in the bud?
Tanrım, lütfen benim cinsel hastalıklarımdan birini kapmasın.
Lord… please don't let him catch any of my venereal diseases.
Sporun dağılmış cinsel kimliğine nasıl pozitif katkı sağladığından bahset.- Evet.
Yeah. Just talk about how positive reinforcements for sports messed with your gender identity.
Tanrım, lütfen benim cinsel hastalıklarımdan birini kapmasın.
Please don't let him catch any of my venereal diseases. Lord.
Sporun dağılmış cinsel kimliğine nasıl pozitif katkı sağladığından bahset.- Evet.
Just talk about how positive reinforcements for sports messed with your gender identity.- Yeah.
Cinsel şiddete her zaman karşı olmuşumdur.
I have always been staunchly against gender violence.
Cinsel suç.
SEX OFFENDING.
Onunla cinsel ilişkisi olmuş.
He was having a fling with her.
Ama cinsel organı olmadığına göre çoğalamaz, değil mi?
But if it has no sex organs, it can't reproduce, right?
Öpüşme, cinsel birliktelik gibi bir şey oldu mu?
Anyihing happened- kisses, intercourse,?
Cinsel yaşamın nasıl?
How's the sex life?
Results: 811, Time: 0.062

Top dictionary queries

Turkish - English