Examples of using Clarence in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Clarence House Yamyamından bir kart oyununda kazanmıştım.
Adım Clarence White.
Adım Clarence Wiedman.
Clarence kim?- Batıdan büyük bir çiftlik sahibi?
Bu Clarence. Ah.
Bak, tüm şeyi Clarence ile arayacak mısın?
Clarence kim?- Batıdan büyük bir çiftlik sahibi.
Clarence kim?- Batıdan büyük bir çiftlik sahibi?
Clarence kim?- Batıdan büyük bir çiftlik sahibi.
Clarence ile görüşmek yerine kurtarmaya çalıştığımız köpek.
Clarence de kim?
Clarence ile görüşmek yerine kurtarmaya çalıştığımız köpek.
Benim adım Clarence Harvey Cook.
Benim adım Clarence Harvey Cook.
Benim adım Clarence Harvey Cook- Bana Cookie derler.
Clarence Beeks tarzı bir şey…
Clarence Beeks tarzı bir şey… ama herhalde ilgilenmiyorsun.
Clarence Eldridge bunu yapıyordu.
Ben 3. Clarence Wickersham… bu da yeğenim Harold.
Clarence önünde kesinlikle öyle konuşamazsın. Yapımcın benim.
