Examples of using Colombo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Marizza Pia Spirittoyu Felipe Colombo, Manuel Aguirrei Pablo Bustamante( Benjamin Rojas) Ünlü bir politikacının oğludur.
ipso facto, Colombo, Oreo.
Birlikte olmasıydı. Indelicatonun neden fikrini değiştirdiğine dair tahminim hücrede Genovese ailesinin patronu Şişko Tony Salernoyla ve Colombo ailesinin patronu Carmine Persicoyla.
Nisan 1942de ise Hint Okyanusu Akını içinde Colombo and Trincomalee Ceylonda bulunan Kraliyet Donanması üslerini vurdu
Bay Emser son beş yıldır Colombodaki bir anaokulunda çalışan saygın bir öğretmendi.
Colomboya gelecek ilk gemiye bineceğim.
Bana Colomboyu verebilir misin?
Beni Colomboya götür.
Colomboyu izlemeyimi tercih edeceksin?
Şu Colomboda oynayan küçük delikanlıyı.
Bana Colomboyu verebilir misin?
Size, Piskopos Monsignor Colombonun sözlerini aktaracağım.
Hafta sonu Colomboya gidecek.
Ben izin versem bile, Colombodaki yetkililer sizi geri gönderir.
Şimdi de Colomboya gidiyorum.
Bir dost.- Colomboya kadar seninle geleceğim.
Bir dost.- Colomboya kadar seninle geleceğim.
Colombonun bölümleri bile bu kadar uzun sürmüyordu.
Seni Colombonun yerine götüren olmadı mı?
Biliyorsun Colombodaki o gece.