Examples of using Da para in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Konu biraz da para.
Haklısın. Ama bu da para.
Haklısın. Ama bu da para.
Sen en fazla uyarı alır biraz da para cezası verirsin.
Bize HaitiIiIerin uyuşturucu ya da para işi yapacağına dair bir tüyo geIdi.
Ve onları sakinleştirip sürü haline getirmek yarım saat sürüyor, bu da para kaybı oluyor.
Bir sürüyü sakinleştirmek de en az yarım saat alır ve… bu da para demektir.
Anladığım kadarıyla para için ona gittin ama onda da para yoktu, sen
Ama artık dünyaya yardım ederken bir yandan da para kazanmanın yolunu arama zamanım geldi. Bu yükü sadece senin sırtına yükleyemem.
bir cevap bulamadın, bu da para ve şöhret yok demek, ki haketmiştin.
Aklıma gelmişken, Merdivenler ve Yaylı Boks Eldivenleri Müzesine gittiğimizde bebek Loisi kaybettikten sonra da para vermemişlerdi.
buna para lazım, şuna da para lazım.
i} Bakış Açısı Silahı, bu da para ve şöhret yok demek, ki haketmiştin.
Bu da para ve şöhret yok demek, ki haketmiştin… Bakış Açısı Silahı, münasip olarak, Elinden gelen her şeyi yaptın, bir cevap bulamadın, isminin telkin ettiği şeyi yapar.
Travma sonrası stres bozukluğundan muzdarip bir Irak Savaşı gazisi orduyu soyup parayı arkadaşlarıyla bölüştü kendi payının hepsini harcadı, sonra da para için en iyi arkadaşlarından birini öldürdü diyorsunuz öyle mi?
İnsanlarla kanguruların boks yapmasını da… para verip izliyorlardı.
Fakat zaman da paradır. Teşekkürler George.
Fakat zaman da paradır. Teşekkürler George.
Teşekkürler George. Fakat zaman da paradır.
Ama zaman da paradır.
