Examples of using Dallama in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adamın ne kadar dallama olduğundan bahsetmedin.
Hey, dallama.
Bu bir gülümseme değil, dallama suratı.
Kanseri tedavi ettik, dallama.
Hey, dallama! Orası tuvalet değil!
Lütfen soğuk, dallama kalbinin derinlerine in.
Dallama. Kapıyı aç.
Bekle biraz-- dallama ikizlerle!
Biraz saygı göstermeye ne dersin, dallama?
Hayır, yeni dallama.
bense sıradan bir dallama işte.
Çocuğun bana teşekkür ettiği için mutlu musun? Hey, dallama.
Hey, dallama! Orası tuvalet değil!
Bunu kardesimin dallama ortagindan duymak zorunda miyim ben?
Marty ile benim, dallama ikizlerle randevumuz var.
Hey, birazını da bize bıraksaydın, dallama!
Derinlerine in. Lütfen soğuk, dallama kalbinin.
Yangından mal kaçırman sona erdi. Dinle, dallama.
Peki madem o dallama özelliklerini kullanmayacaktı neden arabayı aldı?
Seni geri alacağımızı nereden çıkardın, dallama?