Examples of using Dalyarak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Vur ona, dalyarak seni.
Beni böyle ucubeye çeviren dalyarak bugün ellerimden kaçtı.
Sadece sen ve ben, dalyarak.
Kiloyum ben, seni liberal dalyarak.
Orası benim evimdi dalyarak!
Hasiktir! Hadi o zaman dalyarak.
Ben onlara dalyarak diyorum.
Kes sesini, dalyarak.
Çocuklar, ayrıca eskiden Rakun adında bir kahramanın da olduğunu fakat tam bir alıntı yapıyorum,'' dalyarak'' olduğu için onu attıklarını belirttiler.
Dina için mutluyum ve Bradley'' Dalyarak'' Lewis ile çıkmak onu mutlu ediyorsa buna razıyım.
Tamam, o zaman seni sabah akşam arayan o dalyarak… kodamanlardan biri arasın yayınevini de.
Oha ne dalyaraksın.
Gidin Oklahoma dalyaraklığınızı başka yerde yapın.
Siz dalyaraklar götsünüz.
Dalyaraktı ve sen demiştin.
Sen de dalyaraksın.
Gerçekten çok komikti, dalyaraklar.
Kendisi DCdeki en sıkıcı dalyaraktır.
Kendisi DCdeki en sıkıcı dalyaraktır.
Kendisi DCdeki en sıkıcı dalyaraktır.