Examples of using Davutu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Saul her gün Davutu aradığı halde, Tanrı onu Saulun eline teslim etmedi.
Saul her gün Davutu aradığı halde, Tanrı onu Saulun eline teslim etmedi.
kral RABbin önünde orada onlarla bir antlaşma yaptı. Onlar da Davutu İsrail Kralı olarak meshettiler.
RABbin İsraile verdiği söz uyarınca Davutun yiğit askerlerinin komutanları İsrail halkıyla birlikte Davutu kral yaptılar
Davutla Bat-Şeva hakkındaki bütün o kalpteki arzuyla ilgili sözlerin beni biraz havaya soktu.
Kardinal, Donatellonun Davutunu gördü ve olağanüstü cinsel organına hayret etti.
Davut neler olduğuna bakmak için çıktı.
Davut vuruldu!
Aniden, bir melek belirip Davutla konuşmuş.
Davut ve kız kardeşim sabah 7ye kadar hayattaydı.
Beni sırf çıplak olduğu için Michelangelonun Davutuna bakmaktan alıkoyamazdın.
Beni sırf çıplak olduğu için Michelangelonun Davutuna bakmaktan alıkoyamazdın.
Henüz öğrendiğim üzere… Warner ve Davut Başkanları taşıyan helikopter… düşürülmüş.
Dün saatlerce Michelangelonun Davutunu çizmeye uğraştım.
Davut sana kızacak.
Davut İsrailin bütün önderlerini,
Sauldan kaçan Davut o gün Gat Kralı Akişe gitti.
Davut, şu şarkıyı söylemiş.
Tanık Davut Hüseyin kalksın.
Davut ya da Malekle görüşüyor musun?