Examples of using Dedeni in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biraz şarap? İyi fikir, dedeni öldürmeden önce içmesen iyi olur?
Bu kadarı yeter. Bana dedeni anlat.
Onun haplarını yuttun Angela. Dedeni.
Açıklanacak hiçbir şey yok.- Dedeni seviyorsun.
Onun haplarını yuttun Angela. Dedeni.
Bu hastalık dedeni delirtti.
Ben yokken uslu ol ve dedeni dinle.
Bu hastalık dedeni delirtti.
Kimi? Dedeni.
Bu hastalık dedeni delirtti.
Kimi? Dedeni.
Şimdi tek yapmamız gereken, dedeni ikna etmek.
Bence bu dedeni onurlandırmak için iyi bir yol.
Bugün dedeni ziyaret etmeyi unutma.
Dedeni öpmeyecek misin?
Sonra git dedeni gör Ve ona söyle onu Bangalorea götüreceğiz.
Dedeni de bir süredir gördüğün yok.
Dedeni hapse o atmıştı.
Dedeni öldürseydim, seni kurtarmaya gelir miydim?
Dedeni getir.
