Examples of using Defterin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu defterin içinde görmek istediğim bir isim var.
İmza defterin var mı?- Bir imza.
Evet, sen ve o iki defterin.- Üçümüz mü?
Robin defterin yerini ona söylediğini söyledi.
Defterin sende olduğunu söyledin mi?
Kıza defterin, 3. barut varilinin içinde olduğunu söylemeni istiyoruz.
Defterin elinde olduğunu söyle.
Bu defterin gerçek olduğunu sana düşündüren ne?
Bu defterin birebir kopyasını istiyorum.
Defterin nerede olduğunu o kadından başkası bilemez.
Sakladığım defterin hesap defteri olduğunu biliyordun.
Sen de bu defterin tıpkı İncil gibi mutlak doğruyu içerdiğini düşünüyorsun?
Defterin! Teyze!
Defterin nerede olduğunu siz biliyorsunuz, ben değil.
Yani, bu defterin geleceği öngördüğünü söylüyorsun?
Defterin nerede olduğunu o kadından başkası bilemez.
İşte telefon defterin.
Belki de defterin içinde vardı. Kasa temizlendi.
Fakat bildiğim her şey bu defterin içinde.
Belki de defterin içinde vardı. Kasa temizlendi.