Examples of using Dere in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dere alabalığı.
Dere, su, ağaç… onları ezecek.
Dere? Düşmüş ağaçlar?
Oğlun dere yolunda büyük bir kazaya neden oldu.
Dere ve göletler donmuş.
Altı dere. 2005de orada olacağım.
Onları ezecek. Dere, su, ağaç.
Arıtılmış dere suyu?
Su istiyorsan biraz ileride küçük bir dere var.
Sadece Montanada 6.400 kilometre kurumuş dere var.
NasıI biliyor ileride dere olduğunu?
Dere ve gölcükler donmuştur.
Burada aşağılarda bir yerde, bir dere var.
Orada bir sürü ağaç, çimen ve dere olduğunu hayal ediyorum.
Nasıl biliyor ileride dere olduğunu?
De orada olacağım. Altı dere.
Tamam tamam. Dere boyunca avlanıyordum.
Ve hiç dere yok.
Biliyor musun, benim büyüdüğüm yerde de böyle bir dere vardı.
En sevdiğin balık, dere alabalığı.