Examples of using Derekle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Derekle bir krizin ortasındaydım.
Derekle Callienin klinik deneyine sokmuştuk.
Evet, Derekle beraber. Eski sevgilimle.
Hep Derekle ilgili olacak,?
Derekle ilgili değil.
Geldiğimde Derekle telefonda konuşuyordu,
Yoksa Derekle film izlediği için ilgilenmeyecek kadar meşgul mü?
Bundan sonra yapacağın her şeyin Derekle alakası var.
Ayrıca sen çoktan Derekle eğleniyorsun.
İyi tamam, ben de Modestoya dönüp Derekle yaşarım.
İyi tamam, ben de Modestoya dönüp Derekle yaşarım.
Bu gece Derekle konuşurken benim sorduğumu söylemeden bir şey sorar mısın?
Sakın gözümün içine bakıp Derekle dinlenme odasında geçirdiğiniz 1 saatten sonra sana kranyotomi vermediğini söyleme bana?
Onunla şiddet içeren bir ilişkin vardı ve Derekle aynı anda bir partiyi terk ettin ve o ölü bulundu.
Onunla şiddet içeren bir ilişkin vardı ve… Derekle aynı anda bir partiyi terk ettin ve… o ölü bulundu.
Geçen gün, Derekle birlikte reklam panosunun önünden geçiyorduk…
Derekle güzel bir yemek yedik çok hoş ameliyat nasıl gitti?
Ama dün geceden sonra pek emin değilim.- Evet. Calin Derekle her şeyi kontrol altında tuttuğunu sanıyordum.
Ama dün geceden sonra pek emin değilim.- Evet. Calin Derekle her şeyi kontrol altında tuttuğunu sanıyordum.
Ama dün geceden sonra pek emin değilim.- Evet. Calin Derekle her şeyi kontrol altında tuttuğunu sanıyordum.