Examples of using Derimi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lütfen, bak… eğer o Federasyon manyakları beni ellerine geçirirlerse… canlı canlı derimi yüzüp uzaya fırlatırlar.
Lütfen, bak… eğer o Federasyon manyakları beni ellerine geçirirlerse… canlı canlı derimi yüzüp uzaya fırlatırlar.
O deriye bir bakmayı çok isterdim. Fazlasıyla bilgi verirdi.
Sırf kapkara derisine dokunmak için yarım mil boyunca arkasından gitmiştik.
Derileri takım elbise gibi giyen bir adam.
Derini dökmek gibi, her eski deriyi birer birer.
Derimin altında ben de sizin gibi siyahîyim.
Duckynin Coynein derisinde bulduğu izlerle eşleşti.
Sert metal derimin altındaki kanallardan geçen mermileri hissedebiliyordum.
Sıvının deriye nüfuz etmesi için, iğne yerine kuvvetlice fışkırtmayı dene.
Derini vücudundan ayıracağım yavaşça… parça parça.
Dubakunun derisinde bir çeşit dijital bellek buldum.
Robbienin derisinde belli bir kimyasal bileşim var.
Tarihimizi balık derisine yazıyoruz ayıların kanıyla.
Ondan sonra deriden bir örnek alıp bir makineyle test edecek.
Ve onlari kaplayan deriye ok ve tas islemez.
Derimin şurasının nasıl sarardığını görüyor musun?
Derimin altında dalgalar varmış… biri içerden derimi yüzüyormuş gibi.
Hayır, bu derimin rengiyle aynı; ben doğduğumda belimdeydi!
Derini delip, etini parçalayıp, üç puanlık zarar veriyorum.