DIELEKTRIK in English translation

dielectric
dielektrik
yalıtkan

Examples of using Dielektrik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
bile gözlemlenebilen etkiler bırakıyorlar: sıfır noktasındak enerjileri iyi yerleştirilmiş metal plakalarda ya da dielektriklerde kuvvete sebep olur.
they do leave an observable effect: Their zero-point energy results in forces acting on suitably arranged metal plates or dielectrics.
Malzeme genellikle silikon veya silikon nitrat gibi dielektrik bir maddedir.
The material is typically a dielectric, such as silicon or silicon nitride.
Yüksek frekanslarda buna'' dielektrik kayıp'' olarak isimlendirilen başka bir etki daha eklenir.
At high frequencies, another effect called dielectric loss becomes significant, adding to the losses caused by resistance.
Bundan dolayı, ferroelektrik kondansatörler, aynı kapasiteye sahip dielektrik kapasitörlere kıyasla küçük ebatlara sahiptir.
Because of this, ferroelectric capacitors are small in physical size compared to dielectric(non-tunable) capacitors of similar capacitance.
Frekansla değişen dielektrik sabiti dielektrik dağılımı olarak adlandırılır
A changing dielectric constant with frequency is referred to as dielectric dispersion,
Faraday etkisi, manyetik alanlar tarafından etkilenen çoğu transparan dielektrik materyalde( sıvılar dahil) gözlenir.
This effect occurs in most optically transparent dielectric materials(including liquids) under the influence of magnetic fields.
Plakalar arasındaki maksimum potansiyel farkı( maksimum gerilim) dielektrik dağılımı alan gücü ile sınırlıdır.
The maximum potential difference between the plates(the maximal voltage) is limited by the dielectric's breakdown field strength.
Bu özelliklerin içerisinde değişken muhafaza potansiteli, dielektrik katman, duvar yükü
These features include alternating sustain voltage, dielectric layer, wall charge,
buna bir katkısı vardır ki buna dielektrik polarizasyon denir.
charges bound in atoms, called dielectric polarization.
Kuru havanın dielektrik çökümü gücü,
The dielectric breakdown strength of dry air,
çift katmanlı bu bilindik katı dielektrik deposu efekti kullanın.
this double-layer has no conventional solid dielectric to separate the charges.
koni antenler, dielektrik radar mercekleri,
horn antennas, dielectric lenses, various polarisers
yüksek dielektrik gücü( 550 V)
high dielectric strength(up to 550 V)
Bu; oldukça pahalı ve fiziksel olarak büyük, rezonans üreten, en az dielektrik kaybına sahip olmasıyla birlikte büyük bozunma gerilimli bir kondansatör gerektirir normal olarak hava boşluklu kondansatör gerektirir.
This requires a rather expensive and physically large resonating capacitor with a large breakdown voltage, in addition to having minimal dielectric loss normally requiring an air-gap capacitor.
Böyle elektriksel empedans tomografisi gibi uygulamalarda elektrik alanları( dielektrik spektroskopi), alternatif malzemelerin tepkisini analiz ederken,( analog elektrik empedansa)
When analyzing the response of materials to alternating electric fields(dielectric spectroscopy), in applications such as electrical impedance tomography, it is convenient to replace resistivity
fiber Bragg ızgaraları konveksiyonel dielektrik aynaları optiksel bilgi akışı sağlaması için değiştirmiştir.
fiber Bragg gratings replace conventional dielectric mirrors to provide optical feedback.
Yakın gelecekte, Woodward itme seviyelerini varolan piezoelektrik dielektrik seramiklerden, PMN,
In the future, Woodward plans to scale thrust levels, switching from the current piezoelectric dielectric ceramics(PZT stacks)
LiFnin dielektrik sabiti( veya göreli geçirgenlik) 9.0dur.
The dielectric constant(or relative permittivity) of LiF is 9.0.
Elektrostatik enerjiyi belirleyen dielektrik mülküne tekabül eder.
Refers to that property of a dielectric which determines the electrostatic energy.
Seni ilk gördüğüm andan… ilk dielektrik kutuplanma konuşmamızdan itibaren… uzun bir süre hayatımda olacağını biliyordum. Fitz.
From our first conversation about dielectric polarization, Fitz. that you would be in my life for a long time. I knew from the moment I saw you.
Results: 84, Time: 0.0238

Dielektrik in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English