Examples of using Diken in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yılanlarda ve balıklarda bile diken var.
Diken önlükleri yırtar.
MLee… neredesin, seni küçük yalancı diken torbası?
Sanırım onlara diken deniliyor.
Çalılıkta diken var. Kahretsin.
En azından daha fazla diken sökmemişler.
Toprak bize… diken ve çalı verecek.
Bence bunlarda diken var Ekselansları.
Papalık tacı diken tacına benzemez.
Tamam, mavi çiçek, kırmızı diken.
kırmızı diken.
Mavi çiçek, kırmızı diken. Tamam yapıyorum.
kırmızı diken.
kırmızı diken.
Mavi çiçek, kırmızı diken. Pekala.
Mavi çiçek, kırmızı diken. Tamam yapıyorum.
Kıskançlıkla yakaladı dallarından Yüzlerce diken sardı yüreğini.
Kahretsin.- Çalılıkta diken var.
Çevresindeki dünyayı ve korkutucu diken duvarların ardındakileri merak ediyormuş.
Ama nalları diken kendisi oldu.