Examples of using Dilek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dilek memnuniyetsizlikten kaynaklanır.
Hadi. Burası dilek tutup mumları üflediğin yer.
Dilek tutalım mı?
Bileğine sarıyorsun, dilek tutuyorsun ve bileklik düştüğünde dileğin gerçekleşiyor.
Doğum gününde dilek tutmak bir Amerikan geleneğidir.
Dilek kuyusu.
I dilek kraliçeler sorulan sorular asla.
Dilek formunda söyle?
Dilek bu, plan değil.
Dilek bu, plan değil.
Yazdığımız dilek listemizi hatırlıyor musun?
Şikayetlerini dilek kutusuna bırakman daha kolay olurdu.
Şikayetlerini dilek kutusuna bırakman daha kolay olurdu.
Dilek ve mucizeler dünyası!
Dün dilek tutarken, bunu çok istemiştim. Yalnız ne?
Hepimiz dilek tutalım.
Sana dilek gibi geliyor bu odada mıydı?
Doğru. Dilek tutup mesajı öyle yeniden göndermen gerek.
Dilek tutup mesajı 10 kişiye yolluyorsun.
Şimdi ne dilek tutmak istersin?