Examples of using Dilimler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Daha sonraları Mátyás Rákosibu hükümetteki çalışma arkadaşlarını'' salamı dilimler gibi'' birer birer ortadan kaldırdığıyla övünmüştür.
Üzerine halis zeytinyağı döker… taze çekilmiş karabiberle deniz tuzu ektiktensonra bana seslenirdi; Tazecik ekmeğin üzerine onları dilimler.
Tazecik ekmeğin üzerine onları dilimler.
Wall Street ev kredilerini paketlemeye başladı mortgage güvenlik yatırımları ve bunları dilimler halinde yatırımcılara satmaya başladı.
hangisi tanımlarsa nasıl taşınabilir dilimler arasında.
Møller dönen gözlemciler bakış açısından anlamsız geodesikleri çalışmayı denedi.( fakat yanlışlıkla uygun bölüntü uzay yerine dilimler kullanmayı deneyerek) 1968:
rasyonel düşünme işlemini gerçekleştirdiğimiz serebral korteksten dilimler.
Dilimledim ve kıydım.
Dilimlemeye devam et sen.
Dilimlemeye devam ediyoruz.
Kesmek, dilimlemek, delmek.
Karındeşen'' in kurbanlarını nasıl dilimlediğini biliyoruz, değil mi?
Mandolinler sebze dilimleme için uygundur.
Tanrım. Son dilimle göz kontağı kurdu.
Dilimlenmiş zencefille, balık başı çorbası.
Kızarmış ve dilimlenmiş et, patates, soğan.
Peynirleri dilimlemeye başlasam iyi olacak.
Eti dilimlemek için mükemmeldir.
Etten dilimlemek için mükemmel.
Dilimle kurbağayı nasıl yakaladığını hatırlıyor musun?
