Examples of using Dindar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İyi bir adam, dindar biri.
Dindar Bayan Brenti.
Ona artık insanların ne denli az dindar olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
Eşleriniz iyi ve dindar kadınlardı.
Hayır. Dindar değilsin.
Bu yolla da dindar yetiştirebilirsin.
Hayır. Dindar değilsin.
Uygun ve dindar.
Uygun ve dindar.
Hanımlarınız iyi ve dindar kadınlar.
Dindar değilimdir… ama bu balığı yakalarsam, 10 tane Babamız.
Dindar değilimdir… ama bu balığı yakalarsam, 10 tane Babamız.
Şehirdeki tüm insanlar gerçekten dindar.
Artık dindar olduğunu söylediler.
Peki dindar biri tam olarak nasıl görünüyor?
Dindar: En üstün değeri birlik olanlar.
Dindar bile değilsin.
Babam dindar bir baptistti.
St. Sebastian dindar bir Roma askeriydi.
Tucker… kendini dindar sayar mısın?