Examples of using Dinle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dinle beni, ilk kez sahneye çıkışımı hatırlıyorum, tamam mı?
Dinle Dave. Al bakalım amigo.
Dinle, o kadar çabuk taşınmak… zorunda kaldığın için üzgünüm.
Dinle, sana dediğim gibi Floridaya bir kız arkadaşımla gitmedim.
Dinle ALF, bu mereti gerçekten bitirmek istiyorum.
Dinle, bir ara birlikte yemeğe çıkmalıyız dostum.
Dinle, dostum, duamı ettim.
Betty, dinle.
Sana söyleyebileceğim… Bilmiyorum. Dinle, içkili ve yorgunum.
Cherly, dinle.
O iyi bir çocuk, tamam mı? Tamam, dinle.
O iyi bir çocuk, tamam mı? Tamam, dinle.
Bunun için gelecek bir kaç hafta çalışmamız gerek. Dinle, Ben.
Beni dinle Hiçbirşey duymak istemiyorum.
Beni dikkatlice dinle ve ne dersem aynen yap.
Dinle. Ne yapıyorsun?
Dinle beni.
Baen sana dinle dediğim zaman dinlemelisin. .
Stevens dinle. Garajı kontrol ettim ama hiçbir güvenlik tedbiri alınmamış.
Ama dinle sen olabilirsin.