Examples of using Dinlemek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sayısız görevim var dinlemek senin canını çok sıkar.
Böyle itiraflari dinlemek muhtemelen artik seni hiç etkilemiyordur.
Bayan Josephine, sizi dinlemek isterdim ama acelem var.
Dinlemek isteyenlere öykülerini anlatırsın.
Suicide dinlemek için henüz çok küçüksün.
Dinlemek istiyor musun?
Neden dinlemek yanlış olsun?
Bizi dinlemek istedi.
Evet, böbürlenmemi dinlemek.- Çok etkileyici.
Seni dinlemek işimizin bir parçası olduğu için geldik.
Seni dinlemek zorunda değilim!
Dinlemek istemiyorum. Ama yine bana ihanet edersen.
Ben dinlemek istiyorum.
Armonika çalmamı dinlemek istemez misin?
Bir adamı dinlemek için. 28 yıldır bekleyen.
Senden dinlemek istiyorum.- Hayır. Sen.
Senden dinlemek istiyorum.- Hayır. Sen.
Beni dinlemek zorundasın, tamam mı? Gidemem.
Dinlemek istemiyorum.- Oğlum.
Sadece suyun sesini dinlemek, çocuklarda acayip bir iþeme isteði yaratýrdý.